İFTİRALARA CEVAPLAR

Fethullah Gülen'in Geliri

Muhterem Fetullah Gülen’in geliri,emekli maaşı ve telif haklarından ibarettir. Gülen’in başka yollardan para kazandığı iddiası tamamen hayal ürünüdür. Eline geçen bu paranın çok büyük kısmı sağlık harcamalarına gitmekte. Kitap telif haklarını ise dünyada mazlumiyet yaşayan (Filistin,Somali,Van,Arakan gibi.. ) gibi Ümmet-i Muhammed'e bağış yapmaktadır. Bu bağışların sadece çok küçük bir kısmı haber olmaktadır.



Van'a ilk yardım Fethullah Gülen'den. Fethullah Gülen 20 Bin TL ile ilk bağış yaparak Van için yardım kampanyasını başlattı.
http://tr.fgulen.com/content/view/19778/11/

Fethullah Gülen Hocaefendi de,Kimse Yok mu'nun Arakan'a yardım kampanyasına ilk bağış yapanlardan oldu. Hocaefendi,kitap teliflerinden elde ettiği 10 bin doları Arakan'a gönderdi.
http://tr.fgulen.com/content/view/21103/11/

Fethullah Gülen Hocaefendi de kitap teliflerinden elle ettiği kazançtan 10 bin doları Afrikalı mağdurlara bağışladı.
http://tr.fgulen.com/content/view/19567/11/

Gülen'den Filistin'e 15 Bin TL Bağış. Fethullah Gülen Hocaefendi,bombardıman altında kan ağlayan Gazzeliler için,Kimse Yok Mu Derneği aracılığıyla,10 bin dolar bağışladı.
http://tr.fgulen.com/content/view/16540/11/

Hocaefendi,yazılı ve sesli eserlerinin telifinden elde ettiği 5 bin doları Haitililere bağışladı.
http://tr.fgulen.com/content/view/18229/1/





Muhterem hocaefendi infak etmekle alakalı olarak şöyle düşünmektedir.

"Her fert,içinde yaşadığı topluluğun bir başka topluluk karşısında âciz duruma düşmemesi için gayret gösterir. Hele bu fert Müslüman ve hele bu topluluk da İslâm topluluğu ise. Zira her Müslüman,her şeyden evvel şöyle düşünür:

"Ben gerektiğinde milletim için canımı feda etmeye hazır olmalıyım. İktiza ettiği hâl ve durumlarda bütün malımı ve bütün servetimi o yolda seve seve harcamalıyım.
Hatta milletimin hep aziz kalabilmesi için nefsim adına bazı zorluklara katlanmasını da bilmeliyim. Zira millet hâlinde mesut yaşayabilmek için,milletin bir ferdi olarak benim böyle davranmam şarttır.
Çünkü saadet milletçe paylaşıldığı ölçüde saadettir. Yoksa bir kısım azınlığın mesut olması,millet mutluluğu sayılamayacağı gibi,bazen değişik felâketlere de sebebiyet verebilir.
Bir toplum en az yüzde doksanıyla huzurlu olmalıdır ki,millet de huzurlu sayılabilsin. Geri kalan kesim için de el ele verilmeli ve onların da en kısa zamanda aynı seviyeye ulaştırılmasına çalışılmalıdır.
Aç bir komşum varsa ben nasıl tok uyuyabilirim ki.. kalbî hayatı yıkılmış bir yakınım varsa,ben nasıl mesut olmaktan söz edebilirim ki.. ben,hayatımı da,saadetimi de milletimin mutluluğunda görüyorum.
Çarşı ve pazar menfî durumunu koruduğu müddetçe ben nasıl yumuşak bir döşekte yatabilirim. Yediğim şeyler nasıl olur da diken gibi boğazıma takılmaz. Madem ben hayatımı içinde bulunduğum milletten alıyorum,öyle ise ben de,Cenâb-ı Hakk'ın bana verdiği her şeyi sarf ederek,milletin şu mâkus tali'ine yeni bir veche kazandırmaya çalışmalıyım.
Eğer bir gün tükenir,biter ve ayaklar altında çiğnenir gidersem,işte o zaman yapacağım bir şey kalmadığı için Rabbimin huzuruna alnım açık olarak çıkabilirim. Aksine,zerre miktar dermanım oldukça hayatımın en son hamle ve çırpınışlarını tahakkuk ettirmeye çalışmazsam,işte o zaman da kendi akıbetimden endişe ederim." (Fethullah GÜLEN - Enginliğiyle Bizim Dünyamız - İktisadî Mülâhazalar)

 



Muhterem Hocaefendinin yaptığı Bağışların haber yapılmasını eleştirenlere...

İnfakların gizli mi açık mı yapılacağının durumunu Rabbimiz bize ayetle bildirmektedir.
"Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu) isteyerek sabrederler,namazı dosdoğru kılarlar,kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar,bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluğu) onlar içindir." (Ra'd Suresi / 22)
İslami bir hükmün bana göresi sana göresi olmaz. Bizler alimlerimizin görüşlerine göre amel ederiz. Ayette açık bir şekilde "gizli ve açık infak ederler" ifadesi geçmektedir. O halde insan infaklarını gizli de yapabilir,açık ta yapabilir. Kimse buna birşey diyemez.
Bu işin ölçüsü şudur. ebrar “örnek alan” makamındakiler infaklarını gizli yaparlar.. mukarrabin,“örnek olan “ makamındakiler bağışlarını açıktan yaparlar. Hocaefendi insanların büyük çoğunluğu için örnek olunan makımda olduğu için bağışlarını açıktan yapması daha uygun olur. Açıktan yapılan bağışların gayesi hayır yapmaya çağırmaktıdr.
"Sizden,hayra çağıran,iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır."ÂLİ İMRÂN - 104


İLGİLİ KONU:

Fethullah Gülenden Kiliseye Bağış İFTİRASINA CEVAP
http://iftiralar.org/gorsel-cevaplar/910-fethullah-gulenden-kiliseye-bagis-iftirasina-cevap.html

İftiralara Cevaplar