alt

Dinlerarası Diyalog Faaliyetlerine Atılan İftiralara Cevaplar

İsevi Müslümanlar (Hakiki İsevilik) Ne Demektir,Ne Demek Değildir?

SORU: İsevi müslümanlık diyorsunuz. Bir kişi hem hıristiyan hem müslüman aynı anda olması mümkün müdür? Hristiyanlık inancı gereği Hz. İsa'ı (a.s) haşa Allah'ın (c.c) oğlu gören bir kimsenin müslümanlığına inanılabilir mi?

CEVAP: Değerli kardeşimiz.

Dana altında buzağı aramak gibi,bazen İnsanlar bazı kavramların altında kötü niyet arıyor. Bu kavramlardan birisi de 'İsevi Müslümanlar' kavramıdır.  Sanki gizli kapaklı bazı işler çevriliyor ve Müslümanları Hıristiyanlara yamamak için el altından bazı dolaplar çevriliyor havası yayılıyor.



İslam hakaikinin sair din mensuplarına ayan olması sonucu Hıristiyanlık içinden İslamiyet'e doğru akan bir damara ‘İsevi Müslümanlar' diyoruz.  Bu İsevi Müslümanlık da değildir. Zira son vahiy İslam'dan sonra öyle bir damar kalmadı. İsevi Müslümanlar,o kanal üzerinden gelerek İslamiyet'e dahil olan kitle demektir. Taha Cabir Alvani'nin deyimiyle asıl ve orijinal dinlerine geri dönenler anlamındadır.  Bu isimlendirme bir sürecin ve eğilimin ifadesidir. Yoksa bir fırka adı değildir. İslam'dan Hıristiyanlığa değil Hıristiyanlıktan İslam'a doğru bir geçişi ve yürüyüşü kastediyoruz.

Bu Şilik gibi İslam'dan etkilenip yeni eklektik bir din ihdas etmek değildir.  İslamiyet'e teslim olma ve bende olma meselesidir.  Yoksa İslamiyet ile Hıristiyanlığın karması olan yeni bir din veya bidat bir akım kastedilmiyor. Ahirzamanda Hazreti İsa'nin nüzulüne takaddüm eden süreçte mübeşşiret/müjdeler  manasını ihtiva ve tazammun eden bir İslamlaşma eğilimi kuvveden fiile çıkıyor ve kanatlanılyor.

Hıristiyanlığın hurafelerinden ve tahrifatlarından arınarak İslam ile buluşmasıdır. Bu buluşma köprüsü bir süreç ve eğilimdir ve bu eğilimi ve süreci temsil edenlere de İsevi Müslümanlar diyoruz.

İslamiyet bu buluşmada elbette ki metbuiyet makamındadır. Referans noktasıdır.  Hıristiyanlığın arınması ve tesaffi etmesi başta teslisin tevhide teslim olmasıdır. Bu konuda bazı dindarların tefrit ehli olması İslamiyet'i de Bediüzzaman'ı da bağlamaz.

Selam ve dua ile...



SORU:Siz isevi müslümanları kendinizce tarif etmişsiniz ama bana esas cevabı vermemişsiniz. Benim sorum bu isevi müslüman diye tarif ettiğiniz şahıslar teslis inancını rerddediyorlar mı,yoksa bu inançlarını da koruyup öyle mi islama yöneliyorlar. Mesele burada saklı gerisi hiçbirşey ifade etmiyor. Eğer cevabınız varsa lütfen bu soruya cevap veriniz.

CEVAP: Değerli kardeşimiz.

Hıristiyanlık içinde İslam Nurunun tezahür etmesi sonrası,Kur’an ve Efendimiz (SAV) ‘me iman etmelerinin yanında,tevhidi kabul ve teslisi red edip İslam’ı Hıristiyanlığı tamamlayan bir din olarak kabullendiklerinden,kendilerini “Hıristiyan Müslümanlar” addederler ki,Bediüzzamanın yaklaşımı ile “Müslüman İsevi”  ünvanı buna işarettir. Bu insanlar,5 vakit namaz kılıp,oruc tutarak İslam'ın Farzlarını yerine getirmeye çalışırlar. Evet,madem İslam dini Hıristiyanlığı tamamlamak için inmiş ve son noktayı koymuştur,o zaman Hıristiyanlık içinde tahrif olmamış ve İslama aykırı düşmeyen bir takım güzellikleride almakta sakınca görmezler.

Bir kişi,Allah'ın(CC) Birliğine Hz.Muhammed'in (SAV) peygamberliğine iman edip,Kur'an ve Sünnete göre hayatını tadil etmişse,lakin kendi anlayışına göre hala kendisine "Hıristiyan" olarak görüyor ve İslam'ı  Allah'ın gönderdiği son din olarak telakki ediyorsa,neden bundan rahatsız olunuyor anlamış değiliz. Belki bu süreç sonunda onlarda kendilerinin "Müslüman" olarak tarif edecekler fakat biraz zamana ihtiyaçları var. Evet Bediüzzaman hazretleride işte bu sürece parmak basıyor ve diyorki:"Ey ehl-i kitap! İslamiyeti kabul etmekte size bir meşakkat yoktur;size ağır gelmesin. Zira,size bütün bütün dininizi terk etmenizi emretmiyor. Ancak,itikadatınızı ikmal ve yanınızda bulunan esasat-ı diniye üzerine bina ediniz" (İşârât'ü-l İ'câz s.52)

De ki:“Ey kitap ehli! Bizimle sizin aranızda ortak bir söze gelin:Yalnız Allah’a ibadet edelim. O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Allah’ı bırakıp da kimimiz kimimizi ilâh edinmesin.” Eğer onlar yine yüz çevirirlerse,deyin ki:“Şahit olun,biz müslümanlarız.” (ÂLİ İMRÂN - 64)

"Andolsun,“Allah,üçün üçüncüsüdür” diyenler kâfir oldu. Hâlbuki bir tek ilâhtan başka hiçbir ilâh yoktur. Eğer dediklerinden vazgeçmezlerse,andolsun onlardan inkâr edenlere elbette,elem dolu bir azap dokunacaktır." maide suresi 73. Ayet

"Ey Kitap. Ehli dininiz konusunda taşkınlık etmeyin Allah''a karşı gerçek olandan başkasını söylemeyin. Meryem oğlu Mesih İsa ancak 'ın elçisi ve kelimesidir. Onu ('Ol' kelimesini) Meryem'e yöneltmiştir ve O'ndan bir ruhtur. Öyleyse Allah'a ve elçisine inanınız;"üçtür" demeyiniz. (Bundan) kaçının sizin için hayırlıdır. Allah'ancak bir tek ilahtır. O çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde her ne varsa O'nundur. Vekil olarak yeter." (4/171)

Selam ve dua ile...



SORU:Bu günkü cevabınız için teşekkür ederim. Sırf benim için değil kamuoyu için isevi müslümanlık ne demektir ne demek değildir,o konuyu ayrıntılı bir biçimde halka ve bizlere anlatırsanız karşı çıkma veya destekleme o duruma göre daha bilimsel olabilir. Dinimiz islama göre helal haram,günah sevap kavramlarımız isevi müslümanlar için ne ifade ediyor veya etmiyor mu? İslamiyetin günahlarını günah sevaplarını sevap sayıyıorlar mı? Mesela içki islama göre haram ve yasak hıristiyanlıkta böyle bir durum yok. İşte bu bilgiler insanların bakış açısını etkileyecektir. bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim.

CEVAP: Değerli kardeşimiz.

Bu tabir Hıristiyan olduğu halde dinimiz hakkındaki önyargılardan kurtulmuş,Efendimiz’i Peygamber olarak,Kur’an’ı da Allah kelamı olarak kabul etmiş kişiler demektir. Böyle insanlardan yüzlercesini gösterebilirim.

Mesela Almanya'da hür hristiyanlar adı altında bir cemaat kurulduğunu duydum. Onlar eski hristiyan düşüncelerinden ayrılıp Baba oğul inancını tamamen bırakıp Allah(c.c)'ın birliğine Peygamberimizin(s.a.v) onun kulu ve elçisi olduğuna iman etmişler ve kendilerine hür hristiyanlar demişler.

Mesela Vatikan Büyükelçiliği İstanbul Temsilcisi Rahip Georges Maroviç,Allah'ın bir olduğunu Peygamberimiz'in peygamber olduğunu kabul ediyordu. Kendisine "Siz nesiniz?" diye sorduğunuzda itikadını düzeltmiş olduğu halde kendini hristiyan hissettiği için "Ben Hıristiyanım" diyordu. Ancak o da kendisini ömrünün sonunda müslüman olarak hissetmeye başlamış ki Said Nursi'nin talebesi Fırıncı ağabey,Aksaray Yusufpaşa'daki Selçuk Dershanesi'nde,Risale-i Nur okumaları sonrasında,Vatikan Büyükelçiliği İstanbul Temsilcisi Maroviç'in kelime-i tevhid getirererek müslüman olduğunu ifade ettiğini söylemişti.

Mesela Bediüzzaman,talebelerinden Ziya Arun'u da yanına alarak Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi'ne gider ve o zamanki Patrik Athenagoras ile bir görüşme yapar. Bu görüşme sırasında Bediüzzaman Patrik'e:"Hristiyanlığın din-i hakikisini kabul etmek ve Hazret-i Muhammed'i peygamber ve Kur'ân-ı Kerîm'i de kitabullah (Allah'ın kitabı) kabul etmek şartıyla ehl-i necât olacaksınız (kurtuluşa ereceksiniz)" der. Patrik cevaben,"Ben kabul ediyorum" deyince,Bediüzzaman,"Pekâlâ,siz bunu dünyanın diğer mânevî reislerine de söylüyor musunuz?" diye sorar. Patrik,"Söylüyorum,fakat onlar kabul etmiyorlar" şeklinde cevap verir.

Diyalog ve hoşgörü adına değişik kiliselere gidilip ‘Gelin Kur’an’ı beraber okuyalım.’ deniliyor. Değişik yerlerde ‘Siz de bizim İncil derslerimize iştirak edin.’ diyorlar. Biz Hz İsa'yı Allah ın peygamberi olarak kabul ediyoruz. Siz de Hz Muhamed'i Allah'ın peygamberi olarak kabul edin deniliyor. Bu gidip gelmelerle Kur’an’a göre bir Hazreti Îsâ inanışı çıkıyor ortaya. Kiliseden,Efendimize de inanan,kendilerine ‘Müslüman İsevîler’ diyen insanlar çıkabiliyor.”

Bir kaşık yoğurt bir tencere süte girmekten korkmaz. Çünkü orayı da yoğurtlaştıracağını bilir. islamiyet'te yoğurt hükmündedir. Hristiyanlarla karşılıklı konuşmayı tehlikeli görenler ancak kendi değerlerne güvenmeyen,islamın tek hak din olduğundan içinde gizli şüphe bulunananlar olabilir. Tek hak din islam deyip durmak başka,buna göre hareket etmek başkadır. Madem tek hak din islam öyleyse hristiyanlarla görüşmelerle hristiyanlık değil,müslümanlık kazançlı çıkacaktır. Biz buna diyaloğun meyveleri diyoruz.

Mevlana "Hangi dinden olursan ol yine gel" demiştir. Yani tarihimizde ve kültürümüzde bu var. Peygamber Efendimiz'in uygulamalarına bakın,Necranlı Papazlarla görüşmüştür. Orada da aynı şeyi görürsünüz. Dolayısıyla dinlerarası diyalog çalışmaları,Vatikan'ın aldığı kararlarla başlamış veya bitmiş değil. Bu felsefeden bakınca siz Hıristiyan bir kadınla evlenebileceksiniz,Ehl-i Kitab'ın kestiklerini yiyeceksiniz. Ama onlarla oturup konuşmayacak,diyalog içinde olmayacaksınız. Bu çok anlamsız geliyor bana.

Selam ve dua ile.

 



İLGİLİ KONULAR:

1) Hakiki İsevilik ne demektir
2) Almanya´da ´Hür Hırıstiyanlar´
3) Avrupa Kiliseler Birliği'nin "Kuran'ın Allah Kelâmı ve Hz. Muhammed'in ise Hz. İbrahim'den beri gelen Peygamberler zincirinin bir halka­sı olduğunu ve asla sahte peygamber olamayacağını itiraf ettik" dediği belgelendi.

 

 

PAYLAŞ

 

 

Facebook Sayfamız

Twitter Sayfamız


















Dailymotion Sayfamız

Youtube Sayfamız 1


'Samanyolumedya',telif hakkı ihlaliyle ilgili hak talebi şikayetinde bulunduğu için,'iftiralarORG' YouTube hesabımız fesh olmuştur. Bu sebeple şahsen hazırladığımız çok önemli İftiralara Cevaplar videolarından bazıları maalesef kaybolmuştur.

Youtube Sayfamız 2

İLETİŞİM

Fikirlerinizi Önemsiyoruz

RSS

İftiralara Cevaplar