Dinlerarası Diyalog Faaliyetlerine Atılan İftiralara Cevaplar

'Diyanetten Diyaloğa ve Fethullah Gülen'e reddiye' İftirasına Cevap

Diyanet İşleri Başkanının fotoğrafını papaz ve hahamlarla yanyana koyup dinler arası diyalog olmaz yazacaksınız. Tam bir komedi...

SORU:
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ'in 4'üncü Semavi ve Evrensel Dinler Kongresi'ne katılmak üzere Kazakistan'ın başkenti Astana'ya gittiği ve burada "Dinlerarası diyalog olmaz,din adamları arasında diyalog olur." sözünü söylediği basında iddia edilmektedir. Diyalog karşıtlığına destek veren basının "Diyanetten Fethullah Gülen'e reddiye,dinlerarası Diyalog Olmaz" olarak çarpıtmasına cevap verebilir misiniz?



CEVAP 1: Değerli kardeşim. Öncelikle haberin kaynağının doğruluğunu araştırmak gerekir. Bu haberin kaynağını araştırdığımızda tek bir muhabirin haberi olduğu anlaşılıyor. Ortada bir video yahut bir ses kaydı da yok ve haber diyanetin kendi resmi sitesinde de yok. Haberde Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ'in "Dinler arası diyalog olmaz,din adamları arasında diyalog olur. Yani iki farklı dinden din adamı oturup örneğin çevre ile ilgili,savaşlarla ilgili bir konuyu görüşebilir,bu diyalogdur. Ancak dinler arası diyalog olmaz. Dinler birbirine dönüştürülmez,din adamları dünya ile ilgili yaşanan sorunlarla ilgili sorunlarını tartışır" dediği iddia ediliyor.

alt

Fitne ehli yine işine geldiği şekilde anlamak için işine geldiği yeri kesip,işine gelmediği yere kulaklarını ve gözlerini tıkıyor. Haberde de geçtiği üzere Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ "İki farklı dinden din adamı oturup örneğin çevre ile ilgili,savaşlarla ilgili bir konuyu görüşebilir" diyor. "Dinler birbirine dönüştürülmez" diyor. Zaten Muhterem Fethullah Gülen'in ve bizlerin diyalogdan anladığı da Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ'in ifade ettiğinden başka bir şey değildir. Diyanetin Fethullah Gülen hocaefendiye veya diyalog faaliyetlerine bir reddiyesi olduğu külliyen çarpıtmadan ibaret bir iftiradır. Tersine diyanet işleri başkanlığı diyaloğa bakışını en başından beri ortaya koymuş,gerek beyanları ve,gerek uygulamalarıyla diyalog karşıtı ve hoşgörü düşmanlarına binlerce reddiye yapmıştır.

alt

Hocaefendi'nin konuyla alakalı bir soruya verdiği cevap şöyledir:

"İfade acısından,"dinlerarası" değil de "din mensupları arasında diyalog" demek daha uygun olsa gerek. Aslında,dinle­rarası diyalog denilirken de,din bir şahs-ı manevi (tüzel kişilik) olduğu için. burada mecaza gidilmekte ve dolayısıyla din müntesipleri kastedilmektedir. Kanaatimce,isme takılmanın bir fay­dası yoktur;eğer daha isabetli olacaksa "kültürlerarası diyalog" ya da "farklı felsefeler arasında diyalog" denilerek muhteva da­ha da genişletilebilir ve semavi dinlerin dışındaki diğer inanç mensuplarının da bu faaliyetlere dâhil edilmesi düşünülebilir." (1)

Şimdi bu dinlerarası diyalog muhterem hocamızın da buyurduğu gibi aslında din müntesipleri arasındaki diyalogdur. Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi de Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ gibi dinlerarası diyalog yerine "farklı din mensupları arasında diyalog" demeyi daha uygun görüyor. “Okullar arası yarışma” ifadesi ile nasıl ki okul mensubları arası bir yarış kastediliyor ise,aynen dinlerarası diyalog tabiri ile din müntesibleri arası bir diyalog kast edilmektedir. Evet okulun binası yarışmaya katılmıyor,öğrencileri yarışma yapıyorlar. Yoksa dinlerin müntesipleri olmadan kendi kendilerine mahluklar gibi bir araya gelip diyalogda bulunmaları zaten mümkün değildir. Çünkü dinler tüzel kişiliktir. Diyalog karşıtlarının "Dinlerarası diyalog" ifadesine fıkralardaki 5 yaşındaki Temel mantığıyla "İki farklı dinden din adamı göreşebilir ama buna dinlerarası diyalog denmez" şeklinde saçma sapan mantıkla itiraz etmelerini oldukça komik ve şaşırtıcı buluyoruz. Yoksa diyalog karşıtı kardeşlerimiz içine düştükleri çıkmazdan bir çıkış yolu mu arıyor. Acaba Hoşgörü,dünya barışı,kardeşlik ve diyalog gibi kavramlara savaş ilan eden kardeşlerimiz bundan sonra fikirlerini değiştirip,iki farklı dinden din adamının birbiriyle göreşmesi hadisesine suizanla bakmaktan vaz mı geçecekler? Müslüman bir adım gelene,koşarak gider. Eğer diyalog ve hoşgörü karşıtı kardeşlerimiz bunu yapacaklarını söylüyorlarsa biz de ortak çizgide buluşmak adına "Dinlerarası diyalog olmaz,farklı din adamları arasında (din müntesipleri arasında) diyalog olur." deriz. Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet GÖRMEZ'in haberde ifade ettiği gibi "Mühim olan düşmanlıkları,yanlış anlaşılmaları,ötekileştirmeyi bırakarak bir masa etrafında konuşabilmektir." Buna ister diyalog derim deyin,ister demem deyin. Mesele edilecek mevzu bu değildir.

Hocaefendinin de ifade ettiği gibi "Evet. adına ne derseniz deyin,ister hoşgörü ve diyalog,ister insanî değerleri öne çıkarma ya da evrensel değerler etrafında kümelenme,isterse de farklı anlayış,farklı inanış ve farklı düşüncelere sahip kimselerin konumuna saygılı olma unvanıyla ortaya konan bu faaliyetler,katiyen kendi değerlerimizden vaz­geçme ve başkalarının değer ölçülerini aynıyla kabullenme mânâsına gelmemektedir. Belli Ölçüde saygı başka bir mesele,,onu kabullenme daha başka bir meseledir. Diyalog ve kavl-i leyyin yoluyla meseleleri müzakere sahasına çekmek,başkalarını olduğu gibi kabullenmenin değil,onların konumlarına da saygılı olmanın gereğidir ve aynı zamanda kendi duygularımızı,düşüncelerimizi anlatabilmenin de bir vesilesidir." (1)

Diyanet İşleri Başkanın bu sözü diyalog karşıtlarının anladığı anlamda anlaşılacak olursa diyanetin internet sitesinde de yer alan aşağıdaki şura kararlarında geçen dinlerarası diyalog ifadesiyle de çeliştiği görülür:(2)

KARAR:26. Farklı din mensupları,dünya barışına katkı sağlayabilecek ortak inanç ve düşünceleri geliştirip yaygınlaştırmak için çalışmalıdır.

KARAR:27. Dinlerarası diyalog çalışmaları,herhangi bir dinin propagandası görünümünden kurtarılmalıdır. Diyaloglarda gizli,siyasi ve başka gayeler güdülmemesi için gerekli titizlik gösterilmeli ve bu tutum eğitim çalışmalarına yansıtılmamalıdır.

KARAR:28. Farklı din mensupları;a) kendi dinleri dışındaki dinleri taassuptan ve ön yargıdan uzak olarak tanımaya çalışmalı ve bu yönde gayret sarfetmelidir. b) Kendi görevlilerine diğer dinler konusunda sağlıklı bilgiler verecek eğitim programları düzenleyerek bu konuda karşılıklı yardımlaşma yoluna gitmelidir.

KARAR:29. Her din mensubu,uyuşturucu ve terörizmle mücadelede birbirleriyle yardımlaşmalıdırlar.

KARAR:30. Din ve milliyet farkı gözetilmeden,insan hakları özellikle de din ve vicdan hürriyeti konusunda,haksızlığa uğrayan milletlerin ve toplulukların yanında yer alınmalı ve bu konuda ortak girişimlerde bulunulmalıdır.

KARAR:31. Farklı din mensuplarının özellikle eğitim kurumlarındaki derslerde ve ders kitaplarında,ayrıca bilgi iletişim araçlarında dinler hakkında açık ve sağlam bilgiler verilmelidir.

KARAR:32. Dini yaşayışta tarihi tecrübeden yararlanarak bu konudaki olumlu örneklerin hayata geçirilmesine çalışılarak tarihi tecrübeler ortaya konulmalıdır.

KARAR:33. Yaşayan dinler ve özellikle Yahudilik ve Hıristiyanlık konusunda,bu dinlerin kaynak dillerini bilen elemanlar yetiştirilmesi ve bu amaçla ilgili kurumlardan karşılıklı ihtisas burslarının sağlanması için Diyanet İşleri Başkanlığı gerekli girişimlerde bulunmalıdır.

KARAR:34. İlahî dinlerdeki tebliğ ve irşad hizmetleri,dinî çoğulculuk ve birarada yaşama anlayışı içinde yeniden gözden geçirilmelidir.

KARAR:35. Dinlerarasındaki diyaloğun,sadece bilim adamları düzeyinde değil,daha geniş tabanlara yayılması konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

KARAR:36. a) Önümüzdeki yıllarda Türkiye’de İbrahimî dinlerin dünü,bugünü ve geleceği ile ilgili bir toplantı düzenlenmelidir.

b) T.C. Turizm Bakanlığı’nın yürütmekte olduğu “İnanç Turizmi” projesine ilgili dinler hakkında sağlam bilgiler verilmek suretiyle katkıda bulunulmalıdır.

KARAR:37. Dinlerarası diyalog çalışmalarının daha etkin şekilde yürütülebilmesi için T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde “Dinlerarası Diyalog Genel Sekreterliği” kurulmalıdır.

a) Bu sekreteryaya bağlı olarak “Dünya Dinleri Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi” oluşturulmalıdır.

b) Ve bu merkez,dünyadaki benzer kurumlarla ortak çalışma projeleri geliştirerek araştırmalar yapılmasına ve bu araştırmaların yayınlanmasına imkan vermelidir.

KARAR:38. Türkiye’de Diyanet İşleri Başkanlığı elemanları,özellikle müftü,vaiz ve imamlar yurtiçinde ve yurtdışında diğer dinler konusunda hizmetiçi kurslarına tabi tutulmalı ve bu konuda seminerler düzenlenmelidir.

KARAR:39. Şûra’nın sonuç bildirisinde,Türkiye’de onbinlerce insanın hunharca öldürülmesi emrini vermiş 20. yüzyılın en acımasız bölücübaşı Abdullah ÖCALAN’ın İtalyan Hükümeti yetkililerince Türkiye’ye iade edilerek Türk Adaleti tarafından yargılanmasının sağlanması yolunda tüm dünyaya çağrıda bulunulmalıdır. (2)


(1) http://www.gencadam.com/akademik/sss/235-diyalog-hakkinda-son-mulahazalar/

(2) http://www.diyanet.gov.tr/dinsurasi/sura/sicerik.asp?id=1215&sorgu=9




CEVAP 2: Değerli kardeşimiz;

Diyanet işleri başkanının tam olarak ne demek istediğini bilemiyoruz. Yalnız sorudaki ifadeyi şöyle anlamak mümkündür:

“Dinler konuşmaz,algılamaz.. Çünkü,din bir vahiydir,bir ilahi mesajdır. Dinler üzerinden konuşanlar ise,dindar olan insanlardır. Bu konuyu daha açıkça ortaya koyan Hz. Ali’nin şu ifadesidir. “Hüküm sadece Allah’a aittir” diyen ve insanların hakemliğini şirk olarak kabul eden HARİCİ’lerden biri bir gün Hz. Ali’den bir şeri meseleyi çözmesini ister. Hz. Ali onların yanlışlarını göstermek için Kur’an’ı göstererek “Kur’an’a söyle meseleni çözsün” der. Adam şaşırıp kalır ve “Kur’an konuşmaz ki...” der..

Buradan da anlaşılıyor ki,Tevrat,İncil,Kur’an’ın ortaya koydukları dinler konuşmaz. Dinleri konuşturan insandır. O halde,diyalog -gerçekte- dinler arasında değil,din mensupları arasında olur.

Bununla beraber, “dinler arası diyalog” ifadesi,mecaz/metafor bir ifadedir. “Din mensupları arasında diyalog” ifadesi yerine daha kısa olan “dinler arası diyalog” tercih edilmiştir.

Diyanet İşleri Başkanı bu ifadeyle -yukarıda arz ettiğimiz- mecaz ifadenin aslını,gerçek ifadesini belirtmiştir.

Bununla;“diyalogla kimsenin dinleri karşılaştırarak,birbirine ekleme yaparak,aralarını telif ederek dinler karşımı veya dinler üstü bir yeni din icadı gibi bir hezeyan içinde olmadığını,bundan maksat sadece güzel ahlakı savunan,dinsizliğe karşı mücadeleyi benimseyen,savaşların bitip dünyada barışın gelmesini isteyen “Üç İbrahimi” din adamlarının dünyada bir barış havzasını oluşturmak için yaptıkları bir istişare olduğunu” belirtmek istemiştir. Yoksa,dinler arası diyaloğa karşı olması söz konusu değildir.

Selam ve dua ile...
Sorularla İslamiyet



MEDYA DİYANET İŞLERİ BAŞKANI MEHMET GÖRMEZ'İN SÖZLERİNİ EKSİK GÖRDÜ.



Dinler Arası Değil,Din Adamları Arasında Diyalog

Medya Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in sözlerini eksik gördü. Kazakistan'ın başkenti Astana'da gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Görmez ''Dinler arası diyalog olmaz,din adamları arasında diyalog olur. Yani iki farklı dinden din adamı oturup örneğin çevre ile ilgili,savaşlarla ilgili bir konuyu görüşebilir,bu diyalogdur. Ancak dinler arası diyalog olmaz. Dinler birbirine dönüştürülmez,din adamları dünya ile ilgili yaşanan sorunlarla ilgili sorunlarını tartışır'' dedi.Medya Görmez'in "Dinler arası diyalog olmaz" sözünü manşete çekerken "din adamları arasında diyalog olur" sözlerine ise haber detayında yer verdi.

Dinler arası diyalog kavramı üzün zamandır tartışılıyor. Dini temsilcilerin biraraya gelerek farklı din mensuplarının birbirlerini tanımaya,anlamaya ve bir anlamda dünya barışına giden yolu tesis etmeyi amaçlayan "diyalog" bazı kesimlerce yanlış anlaşılıyor. Son din İslam'ın tahrif edilmiş diğer dinlerle içiçe geçmesini anlayan çevreler eksik bilgiden kaynaklanan tepkiler veriyor.

BEDİüZZAMAN SAİD NURSİ DİYALOGUNUN çERçEVESİ

Bediüzzaman Said Nursi,Müslümanların kendi aralarında yaşadığı ihtilaflara dikkat çektiği 20. Lem'a adlı eserinde değil sadece Müslümanlarla "Hıristiyanların hakiki dindar ruhanileriyle" dahi ittifak edilmesi gerektiğini belirtiyor. İttifakın temel noktasını "dinsizliğe karşı" olarak belirleyen Bediüzzaman bunu "müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaç" şeklinde belirtiyor.

Bediüzzaman Said Nursi'nin söz konusu ifadesi kamuoyunca daha çok "dinlerarası" olarak bilinen diyalogun temelini oluşturuyor. Ancak burada da görüleceği gibi Bediüzzaman dinlerarası değil din temsilcileri arasında,dinsizliğe kaşrı diyalog ve ittifak yapılması gerekliliğine vurgu yapıyor.

Bediüzzaman'ın Yirminci Lem'a eserinde geçen orijinal ifadeleri şöyle:

"Hadis-i sahihle,ahirzamanda İsevilerin hakiki dindarları ehl-i Kur'an ile ittifak edip,müşterek düşmanları olan zındıkaya karşı dayanacakları gibi;şu zamanda dahi ehl-i diyanet ve ehl-i hakikat,değil yalnız dindaşı,meslektaşı,kardeşi olanlarla samimi ittifak etmek,belki Hıristiyanların hakiki dindar ruhanileriyle dahi,medar-ı ihtilaf noktaları muvakkaten medar-ı münakaşa ve niza etmeyerek,müşterek düşmanları olan mütecaviz dinsizlere karşı ittifaka muhtaçtırlar."

Kaynak:Risale Haber



İftiralara Cevaplar
Проститутки бабушкинская посмотреть .