Dinlerarası Diyalog Faaliyetlerine Atılan İftiralara Cevaplar

DÜNYA NEREYE GİDİYOR ?

altPeki medeniyetler arasındaki ilişki,bazılarının öngördüğü gibi,"çatışma" temelli mi olmalıdır?


Hayır... Olması gereken ve bizim temenni ettiğimiz tablo,inançlar ve medeniyetler arasında barış ve dostluğun hakim olmasıdır. Bir Müslüman olarak bize bu konuda yol gösteren kaynak Kuran'dır. Allah Kuran'da insanlar arasındaki farklılıkların bir "tanışma" vesilesi olması gerektiğini bildirmiştir:

"Ey insanlar,gerçekten,Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizle tanışmanız için sizi halklar ve kabileler (şeklinde) kıldık. Şüphesiz,Allah katında sizin en üstün (kerim) olanınız,(ırk ya da soyca değil) takvaca en ileride olanınızdır. Şüphesiz Allah,bilendir,haber alandır. (Hucurat Suresi,13)

Allah,bir diğer ayetinde ise Müslümanlara,Kitap Ehli'ne,yani Yahudi ve Hıristiyanlara,iyilikle davranmalarını emretmektedir:

İçlerinde zulmedenleri hariç olmak üzere,Kitap Ehline en güzel olan bir tarzın dışında karşılık vermeyin. Ve deyin ki:"Bize ve size indirilene iman ettik;bizim ilahımız da,sizin ilahınız da birdir ve biz O'na teslim olmuşuz." (Ankebut Suresi,46)

Dolayısıyla Müslümanların yeryüzündeki farklı insan gruplarına hoşgörü ile yaklaşması ve tüm bu farklı gruplar arasında barış ve karşılıklı tolerans sağlanacak bir dünya düzeni kurulması için çaba göstermeleri gerekir. Tüm insanları İslam'a davet etmek,elbetteki bir Müslümanın başta gelen görevlerinden biridir. Ama bu davete icabet etsinler veya etmesinler,tüm insanlara karşı adalet ve iyilikle davranılması şarttır. Allah'ın "Siz,insanlar için çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz..." (Al-i İmran Suresi,110) ayetinde buyurduğu gibi,Müslümanlar tüm insanların iyiliğini hedeflemelidirler.

Ancak 11 Eylül ve sonrasının ortaya koyduğu önemli bir problem vardır:İslam adına ortaya çıkan,oysaki İslam'ın özünü kavramaktan çok uzak olan bazı insanlar,"insanların iyiliği" için değil,insanlara azap vermek için çaba harcamaktadırlar. Masum insanlara karşı düzenledikleri saldırılarla İslam'ın yasakladığı en büyük günahlardan birini işlemekte,yani "yeryüzünde fitne" çıkarmaktadırlar. Kullandıkları vahşi yöntemler,öfkeli ve saldırgan söylemler ile,İslam adına İslam ahlakına tamamen ters bir ahlak yapısı göstermektedirler. Bu yüzden de dünyadaki 1 milyardan fazla Müslümanı gereksiz ve haksız bir zan altında bırakmaktadırlar. Irak'taki mevcut kriz,bu gibi radikallerin oluşturduğu gerilimin bir neticesi olarak tırmanmıştır.

Dini yanlış yorumlayan,din adına ortaya çıkarak terör uygulayan bu gibi kişilerin varlığına Kuran'da da dikkat çekilmiştir. (Al-i İmran Suresi,7;Neml Suresi,48-49) Allah,cehaletleri nedeniyle dinin özündeki güzel ahlakı kavrayamayan,sert tabiatları nedeniyle "inkar ve nifak" bakımından şiddetli olan kimselerin varlığına da işaret etmiş ve bu konuda Müslümanları uyarmıştır. (Tevbe Suresi,47;Hucurat Suresi,14) Nitekim İslam tarihinde de bu gibi cahil ve bağnaz kimselerin (örneğin Haşhaşiler ve Haricilerin) din adına teröre başvurarak yeryüzünde fitne çıkardıklarının örnekleri görülmüştür.

Dolayısıyla bu,gerçekten önemli bir meseledir ve çözülmesi gerekir. Çözülmesi için de İslam dünyasının bu gibi çarpık akımlardan kurtarılması,hurafelerden ve aşırılıklardan arındırılmış,Kuran'a dayalı bir İslam anlayışı ile yeniden eğitilmesi,büyük alim İmam Gazali'nin ifadesiyle "ihya edilmesi" gerekmektedir. (H.Y.)




Dinler Savaş Kaynağımıdır - Doç. Dr. Caner Taslaman


Dinler Savaş Kaynağımıdır - Doç. Dr. Caner Taslaman


İnkarcılara Kafirlere Karşı Nasıl Davranmalıyız - Doç. Dr. Caner Taslaman


Dünya Barışı İçin Neler Yapılmalıdır - Doç. Dr. Caner Taslaman
<

Kuran da Öldürmek Var mı - Doç. Dr. Caner Taslaman
<

İftiralara Cevaplar