Devlet Büyüklerine Atılan İftiralara Cevaplara Cevaplar

"4. Murad Sefih ve İçkiciydi"İftirasına Cevap

IV.Murad'ın sefih olduğu ve sefâhate düşkünlüğü,içkici ve sarhoş biri olduğu iddiaları,özellikle tarihimize küfrederek itibar edinmek isteyen çevrelerin çokça zikrettikleri mesnetsiz iftiralar cümlesindendir.Konu başlığı altında bu hususla ilgili açıklama yapılarak müfterilerin maskelerinin düşürülmesi icab etmektedir.

Bilindiği üzere "sefâhat",şer'i bakımdan yasak olan şeylere,zevk ve eğlenceye dalma manalarına gelmektedir.Bugün ifade ettiği mana ile,özellikle gayr-ı meşru şekilde kadınlarla düşüp kalkmaya ve içkili alemlere katılma anlamlarına gelir.Bu zikr edilen manada IV.Murad'ın sefâhat içinde olduğunu söylemek ise tamamen yanlıştır ve hiç bir tarih kitabında,böyle bir şey kayd edilmemiştir.Maalesef Cumhuriyet döneminde yazılan tarih kitapları,"şakaya,nükteye,eğlenceye ve maalesef sefâhate düşkündü." demeleri,"Melâ'ib ve melâhîye" yani,oyun ve eğlencelere düşkün olduğunu ifade eden Osmanlı tarihçilerinin bu beyanları hep gayr-ı meşru oyun,eğlence ve sefâhat olarak anlatılmıştır ki,tamamen hakikat dışıdır.

IV.Murad'ın ve bütün Osmanlı Padişahlarının gayr-ı meşru kadınlarla beraber olmalarına gerektirecek bir ihtiyaç yoktur.Zira,"teserrî" dediğimiz câriyelerle,meşru dairede hayat yaşamaları her zaman mümkündür.Nitekim,IV.Murad'ın Ayşe Sultan isimli bir hanımı ve karı-koca hayatı yaşadığı yedi sekiz de câriyesi olduğu nakledilmektedir.Bunlardan Kaya Sultan,Safiye Sultan ve Rukiye Sultan dışındakiler,küçük yaşta vefat etmişlerdir.Meşru dairede istediği ve başkasıyla evli olmayan her câriye ile beraber olması mümkün olan bir insanın,gayr-ı meşru yollarla bir kadınla beraber olması mümkün değildir.

IV.Murad'ın içkici olduğuna ilişkin iddialara gelince,I.Bayezid (Yıldırım) da dahil olmak üzere,Osmanlı tarihçileri tarafından içki kullandıklarına dair nakiller bulunan iki padişahtan birisidir.Ancak,bunların açıktan içki içtiklerine dair rivayetler kesin doğru değildir.Bu konuda en doğru ifade Nâima'nın şu tespitleridir:

"Çocukluğunda örnek bir hâkan hayatı yaşayan IV.Murad,gençliğinin ilk yıllarından itibaren hevâ ve heveslerini tahrik eden kötü arkadaşlarının teşvikiyle (Silahdar ve Emir Gûne oğlu gibi),,rütbesine lâyık olmayan bazı işlere tevessül eyledi.Sohbetlerinde,hep ehl-i kemal bulunsaydı,selefleri olan Padişahları unuttururdu ve bu zamana kadar onun gibi bir Padişah görülmezdi."

Gizlice ve buhran dönemlerinde içki kullansa bile,açıktan içki içtiği ve bir sarhoş olduğu söylenemez. "Bile" ibaresini burada söylemekle,IV.Murad'ın içki içtiğini kesin bir şekilde bilmediğimizi vurgulamak istiyorum.

Zira;Nâima," .......İstanbul'a dahil olduklarında,hamre yasağ olub cümle meyhaneleri yıkdırub bu babda mübalağa olundu.Ve bizzat kendüleri gece ve gündüzlerde gezüb buldukları sarhoşu katl ederlerdi.Hatta birini bizzat ok ile vurub deryaya düştükde helak oldu deyu geçdiler.Ba'dehu ol biçare çıkub halas buldı." ifadeleriyle Sultan Murad'ın içkiye huşunetle düşman olduğunu anlatmaktadır.

Böylesine içki düşmanı olan bir Padişahın,içkici ve sarhoş biri olduğunu söylemek çok zordur.Fakat,yine de gençliğinde böyle bir günaha girmiş olabileceği de ihtimal dahilinde görülebilir.

Tarihçi olduğunu söyleyen Cavit Baysun adındaki bir adamın Naima'dan aktardığı kısmı onun verdiği biçimde buraya yazıp,sonra başka bir tarihçimiz Ahmet Akgündüz'ün yaptığı tercümeyi vererek meselenin nasıl saptırıldığını nazarlarınıza takdim etmeye çalışacağım:

Cavit Baysun'un çevirisinde:"Murad IV.,1 Şevvalde bayram tebriklerini kabulden ve Sinan Paşa köşkünde İç ağalarının türlü hünerlerini seyredip,biraz at koşturduktan sonra Atmeydanı'nda Silahtar Mustafa Paşa'ya tahsis edilen saraya giderek,istirahat etti ve akşam yemekte yakınlarının (Silahtar ve Emir Gûne oğlu) teklifi ile,tövbeyi bozarak fazlaca içki içti;bu sefâhat gecesinin ertesi günü hastalandı;bütün tedavilere ve kan alınmasına rağmen,günden güne fenalaştı."

Kıymetli Osmanlı ve Hukuk Tarihçisi Ahmet Akgündüz'ün tercümesinde ise Nâima'nın söyledikleri şu şekilde geçmektedir:"Ramazan Bayramında erkan ve a'yan el öpüp gittiler.Kendileri,mu'tad üzere deryada Sinan Paşa Köşküne inip (okçuluk ve atıcılıkta) hünerli olan şahısların çeşitli harp oyunlarını ve eğlencelerini seyrettiler.Ol sâhib-kırân gül gibi açılıp handan oldular ve bir miktar at koşturdular.Daha sonra At meydanı'na nazır Silahtar Paşa sarayına varub meydana ve etraf-ı aleme nazır Köşk'de oturup hava aldılar.Büyük ziyafet tertib olundu.Bu sırada Silahtar Paşa ve bazı özel sohbet arkadaşları,şevkini ve neşesini artırmak ve gönlünü açmak maksadıyla,gül renkli kâseye bakmalarını rica ve niyaz ettiler.Nefsin kuvvelerini ferahlandırmak ve arzuları harekete getirmek iddiasıyla hafif-meşreb arkadaş sohbetlerine onu teşvik ettiler.O gün orada Padişahlara yakışır şekilde zevk ve sohbet edüb Saray'a geldiler.Ertesi günü durumları değişti ve şiddetli hastalıktan vücutları etkilenip zayıfladı."
Şimdi bu iki tercümeyi mukayese edip kendi kendimize sorduğumuz vakit;IV.Murad'ın acaba tövbeyi bozup fazlaca içki içtiğini hangi ifadeden çıkarabiliriz? Sefâhat gecesi manasını hangi kelimeden anlayabiliriz? Hele ki bir de Ramazan Bayramında bir Osmanlı Padişahının içki alemi yapıp eğlendiğini,bu satırlardan sonra nasıl ve hangi akla hizmet edilerek iddia olunabilir? O halde IV.Murad'ın gizliden gizliye içki içtiğini ve ancak bu halinden pişmanlık duyarak tevbe etmeyi istediği hali ile içki meclisleri düzenleyip sefâhat alemlerinde yaşadığını söylemek arasında dağlar kadar fark vardır.

Bütün bunları bilip de ecdada hakaret etmekle geçinen gelmiş geçmiş tüm müfterilere hakaretlerini aynen iade ediyorum.

PAYLAŞ

 

 

Facebook Sayfamız

Twitter Sayfamız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Dailymotion Sayfamız

Youtube Sayfamız 1


'Samanyolumedya',telif hakkı ihlaliyle ilgili hak talebi şikayetinde bulunduğu için,'iftiralarORG' YouTube hesabımız fesh olmuştur. Bu sebeple şahsen hazırladığımız çok önemli İftiralara Cevaplar videolarından bazıları maalesef kaybolmuştur.

Youtube Sayfamız 2

İLETİŞİM

Fikirlerinizi Önemsiyoruz

RSS

İftiralara Cevaplar