Sırtında geçen yılın şampiyon takımının imzalı forması olan,umre için gittiği Mekke'de bile otelde derbiyi izleyecek kadar koyu bir Fenerbahçe taraftarı olarak bugüne kadar 'Cemaat-Fenerbahçe' tartışmalarına hiç itibar etmemiştim.
Ama tartışma öyle bir hal aldı ki duyarsız kalmak mümkün değil. Koca koca adamlar oturup saatler boyunca 'Cemaat'in Fenerbahçe'yi ele geçirmek istediğini' anlatıyorlar.
İnsanlarla alay eden kimseler var ya,kıyamette onlardan birine cennetten bir kapı açılır. "Haydi gel" denilir. O kişi,kapının önüne varınca,kapı yüzüne kapanır. Sonra başka bir kapı açılır. "Haydi gel!" denilir. O kapıya da ümitle koşar. Fakat yanına varınca,o kapı da yüzüne kapanır. Ve böylece,kapı açılıp kapanma durumu sürüp gider. Nihayet,kişiye cennetten gerçek bir kapı açılır. "Haydi gel",bu sefer "gir!" denilir. Ama adam,yine suratıma kapatılır endişesiyle,bu açık kapıya yanaşmaz. (Alaycılığın cezasını,bu şekilde alaya alınarak bulur.) [Hadis-i Şerif (Ramuz).]

Dokunan yanıyor mu?
Meslektaşımız Ergun Babahan'ın başına bir talihsizlik geldi. Fenerbahçe'nin yenilgisi üzerine kaleminden nezaketsiz bir cümle kaçtı:"Bu kupa Amerika'ya girsin." Sonra düzeltti:"Bu kupa Amerika'ya gitsin demek istemiştim."
Devamını oku:"Dokunan yanıyor" masalına daha çok inanırsınız
İftiralara fiilî cevap
Türkî cumhuriyetlerin istiklâline kavuştukları ilk yıllardı. Yakutistan Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gabriel Filipov,Prof. Dr. Anatoli Aleksiyeviç,Prof. Dr. Agamali Memedov ve bazı öğretim üyeleri ile sabah erken saatlerde Ankara Esenboğa Havaalanı’na geldiler. Sadettin Başer ile Osman Nuri Bey’ler de onları havaalanından aldılar ve gezmek istedikleri yerleri gezdirdiler.
Rektör Prof. Dr. Gabriel,Ankara’da dil enstitüsünde bir öğretim üyelerinin bulunduğu,onunla görüşmek istediğini belirtti.
Devamını oku:Yuri Bey,bize fundamentalist diye iftira atıyorlar,ne yapalım?
Mimar Sinan,Kanuni'nin sevgili kızı Mihrümah Sultan'a o kadar âşıkmış ki,adına inşa ettiği iki cami de Mihrümah'a duyduğu gizli aşkını ilan ediyormuş vs. Bütün hikâye mükemmel ama bir tek kusuru var:Gerçek değil! Zira Sinan'la veya Mihrümah Sultan'la ilgili hiçbir kaynakta bu hikâyeyi doğrulayacak bir tek satıra dahi rastlanmaz. Mimarlık tarihçisi dostum Prof. Uğur Tanyeli'nin deyişiyle,bırakın gerçekliğine dair bir ipucunu,dedikodusuna dahi rastlayamazsınız. Kaldı ki,Mihrümah Sultan'ın 17 yaşında Rüstem Paşa'ya verildiği yıl Sinan,47 yaşında evli barklı biriydi. Üsküdar'daki ilk cami bittiği tarihte Mihrümah 25,Sinan 55;Edirnekapı'daki cami bittiği tarihte ise Mihrümah 43,Sinan 73 yaşındaydı. Devamını oku:Mimar Sinan'a Mihrümah Sultan hakkında atılan iftiralar
Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez,İstiklâl Savaşı'nı anlatan roman,hikâye ve filmlerde din adamlarının,"düşmanla işbirliği yapan insanlar" olarak gösterildiğini,bundan rahatsızlık duyduğunu söyledi. Denizli'de "İlk Kıvılcım-Ahmet Hulusi Efendi ve Millî Mücadele'de Denizli" konulu panel düzenlendi. Denizli Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki panele Vali Abdülkadir Demir,Belediye Başkan Yardımcısı Şamil Çınar,İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Fuat Güney,Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağcı,Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selahittin Özçelik,Diyanet İşleri Başkanlığı Eğitim Hizmetleri Genel Müdürü Prof. Dr. Ali Erbaş,İl Müftüsü Alaaddin Gürpınar,akademisyenler,imamlar ve diğer vatandaşlar katıldı. Devamını oku:Filmlerde din adamları,düşmanla işbirliği yapanlar olarak gösteriliyor
Ordudan atılan subaylarla ilgili şok itiraflar
28 Şubat soruşturması kapsamında düzenlenen 4. dalga operasyonlar kapsamında tutuklanan isimlerden Korgeneral Tevfik Özkılıç'a ait olduğu ileri sürülen ses internete düştü.
Ordudan askerlerin nasıl atıldığıyla ilgili şok itirafların bulunduğu ses kaydı dailymation'da yayınlandı. Açık açık "Biz adamı usulüne uygun yargılar asarız. Delile ihtiyaç yok" diyen kayıttaki kişi,bunun için öncesinde ajitasyon amaçlı asılsız ihbarlar yaptıklarını da söylüyor.
İşte gündeme o ses kaydı;
Said Nursi’nin hayatı,1925 yılındaki Şeyh Sait İsyanı ile bir anda değişir. Güneydoğu illerinde planlanan bu isyana katıldığı yönünde kendisine iftira atılmasına rağmen,Said Nursi bu iftirayı şu sözlerle yalanlamıştır:
“Türk Milleti,asırlardır İslam’ın bayraktarlığını yapmıştır. Çok veliler ve şehitler vermiştir. Böyle bir milletin torunlarına kılıç çekilmez. Biz Müslümanız. Onlarla kardaşız,kardaşı kardaşlarla çarpıştırmayınız. Bu şer’an caiz değildir. Kılıç harici düşmana çekilir. Dahilde kılıç kullanılmaz. Bu zamanda yegane kurtuluş reçetemiz,Kuran ve iman hakikatleriyle tenvir ve irşad etmektir. En büyük düşmanımız olan cehli izale etmektir. Teşebbüsünüzden vazgeçiniz. Zira akim kalır.”
Devamını oku:İftiralarla Ömrü Zindanlarda ve Sürgünlerde Geçen Bediüzzaman Said Nursi
Devamını oku:28 Şubat'ta Darbecilerin Talimatıyla Medya Hangi İftiraları Attı
Çeşitli şehirlerden,halk yılda birkaç defa,
Mekke’ye gelirlerdi,Beytullah’ı tavafa.
Peygamber Efendimiz,o gelen kimseleri,
Karşılayıp,islamı anlatırdı ekseri.
Azılı müşriklerden Velid ibni Mugire,
Kureyş kâfirlerini toplayarak bir yere,
Şöyle hitab etti ki:(Ey Kureyş cemaati!
Yine geldi Kâbe’yi ziyaret etme vakti.